CAREER ASSESSMENT & PLANNING SYSTEM

KARİYER DEĞERLEME & PLANLAMA SİSTEMİ

Kariyer Rehberliği

İlgili Kavramlar
Meslek: Bir kimsenin hayatını kazanmak için yaptığı, diğer insanlara yararlı bir hizmet ya da ürün sağlamaya yönelik olan, kuralları toplumca belirlenmiş ve belli bir eğitimle kazanılan bilgi ve becerilere dayalı etkinlikler bütünüdür.

Kariyer: Bir ömür boyu yaşanan olaylar dizisi, bireyin meslek ve diğer yaşam rollerinin birbirini etkilemesi ve izlemesi sonucu oluşan genel örüntü ve gelişim çizgisinde, özellikle iş ve mesleğe ilişkin rollerinde ilerleme, duraklama ve gerilemeleri de içeren bir süreçtir. 

Kariyer Gelişimi: Yaşam boyu devam eden bir süreçtir, karar verme stilleri, yaşam rolleri, değerler ve ilgili dinamiklerin şekillendirdiği bağlamsal, psikolojik, bilişsel ve davranışsal süreçleri içermektedir.

Kariyer Rehberliği: Bireylere kariyer seçimi yapma ve karar verme konusunda bilgi verme, yol gösterme ve yardım etme sürecidir. 

Kariyer Danışmanlığı: Kariyer gelişimi ile ilgili konularda (örneğin, ilgilerin kariyer kararıyla uygunluğu, gerçekçi karar verme vb.) danışan bireyle ya da grupla profesyonel danışman tarafından yürütülen formal ilişki biçimidir.

Kariyer Eğitimi: Çeşitli yöntemler kullanarak kariyer gelişimini oluşturmaya yönelik sistematik müdahaleleri içerir (kariyerle ilgili kavramlara ve kariyer planlamasına ve rehberliğine akademik programın içinde yer verme, iş/meslek gözlemi, meslek/iş hakkında kapsamlı bilgi vb.).

Kariyer Planlaması: İlgiler, yetenekler, değerler, kişilik özellikleri, karar verme dinamikleri vb. ele alınarak kariyerin gerçekçi ve sistematik olarak yapılandırılması sürecidir.
Geçerli Olmayan Söylemler
Günümüzü de kapsayan kariyer danışmanlığının gelişme döneminde; gençlerin kendi potansiyelini keşfetmesinin önemi vurgulanmaktadır. Kariyer rehberliğinden anlaşılanın 'üniversitede seçilecek bölüm' ile sınırlı kalmaması, güncelliğini yitirmiş ve bilimsel olmayan yaklaşım ve uygulamaların değişmesi gerekmektedir. Bu uygulamaların bazıları gençleri 'kişilik tipleri' ile etiketleyerek, kendilerini sınırlamalarına ve yanlış yönlenerek potansiyellerini kilitlemelerine sebep olmaktadır. Genç insanlarımızın 14-18 yaşlarında 'kişilik tipleri'ne sokulmasını, bilim insanları gibi bizler de oldukça tehlikeli bulmaktayız.
Bizlerin de yaptığı uluslararası ve ulusal araştırmalar sonucunda vardığımız nokta eğitimde bir paradigma değişikliğine gidilmesi yönündedir.
Belki sizlerin de karşılaştığı, hatta söylediği:

  • Türk Eğitim Sistemi kariyer rehberliği yapmayı mümkün kılmıyor
  • Bizim ülkemizin gerçekleri farklı
  • Önemli olan iyi bir üniversiteye girmesi
  • Bizim ülkemizde, öğrencinin kariyer planlamasını üniversite sınav sonucu belirler
  • Öğrencilerimizin kariyer rehberliği ile ilgili harcayacakları zamanı yok

gibi söylemlerin günümüzde yaşadığımız 'Teknoloji Devrimi' ve araştırmalarda bahsedilen paradigma değişimi ile zıtlık içerisinde olduğunu ve artık uygulamaların değişmesi gerektiğini, hem araştırmacılar, hem eğitimciler, hem de bizler biliyoruz. Bu bakış açısıyla, günümüz iş gücü piyasasında rekabet edebilecek gençler yetiştirmenin çok zor olduğunu düşünüyor ve  CAPS'i gençlerimizin ihtiyaçları yönünde geliştirmeye devam ediyoruz.
Kariyer Rehberliğinin Tarihçesi
ERKEN DÖNEM KURAMLARI:

Kariyer planlamasının tarihsel gelişimine bakıldığında; 1900''lü yıllarda Frank Parson tarafından geliştirilen 'Özellik-Faktör Kuramı' ilk yapı taşlarındandır. Kuramda, özellikler bireye ait kişisel nitelikler olarak ifade edilirken (yetenek vb.), faktör ise birey dışındaki etmenlerdir (mesleğin özellikleri vb.). Bir meslekte başarı, bireyin kişilik özellikleri ile mesleğin gerektirdiği özelliklerin en iyi şekilde eşleştirilmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu kuram, zaman içinde bireyde ve meslekte meydana gelen değişimleri göz önünde bulundurmamaktadır.

Gelişimsel kuramlar; mesleğin seçimlerle ilgili olmak yerine gelişimsel süreçlerle ilgili olduğunu vurgulamaktadır. Bu alanın öncülerinden Eli Ginzberg''e göre meslek seçimi yaşamın ilk 20 yılında, üç farklı dönemde gerçekleşir (dönemler; fantezi, deneme ve gerçekçi olarak isimlendirilir). Ginzberg (1951), kuramında dönemler arasındaki geçişlerin net olmamasından, bir dönemde başarısız olunması durumunda sonuçların ne olacağının ele alınmamasından ve meslek seçiminin geri dönülemez bir süreç olarak değerlendirilmesinden dolayı eleştirilmiştir. Kuramın diğer öncülerinden Donald Super de kariyer planlamasını, yaşam boyu- yaşam alanı yaklaşımıyla ifade etmiştir (1957). Super''e göre birey ve çevre etkileşiminden oluşan benlik, kariyer seçimi üzerinde etkilidir. Super''in yaklaşımı kariyer planlamasında geniş yer tutmasına karşın, çevresel faktörlerin kapsamlı olarak ele alınmamasından dolayı eleştirilir.

John Holland''ın öncüsü olduğu Tipoloji kuramında (1966); kişilik tipleri ve mesleki çevrenin eşleştirilmesi söz konusudur. Özetle, birey 6 kişilik tipinden (realistik, araştırmacı, yaratıcı, sosyal, girişimli ve düzenli) hangisinde daha baskın ise, bu kişilik tipine uygun özellikler içeren meslek seçimi yapmalıdır. Kurama yöneltilen en büyük eleştiri, bireyleri belli tipolojilere, kategorilere sokmanın (özellikle kişilik tiplerine yeterli, kapsamlı açıklamalar yapılmamasından dolayı) sınırlayıcı olduğu ve aynı tipoloji içerisinde yer alan bireylerin kendileri arasındaki farkların göz ardı edilmesi üzerinedir.

Sosyal-Öğrenme kuramları öncülerinden John D. Krumboltz (1975) kariyer planlamasını bir öğrenme süreci olarak ele almaktadır. Meslek yaşamında tatmin ve mutluluk için beceriler, ilgiler, inançlar, değerler ve kişisel yeterlilikleri kapsayan öğrenme yaşantılarının zenginleştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bütün süreci bir öğrenme yaşantısı olarak ele alan kuram, bireysel özellikleri göz ardı etmektedir.  

İhtiyaç kuramı (Roe, 1986) meslek seçimlerini ihtiyaçların karşılanmasıyla ilişkilendirir. Ann Roe''ya göre; temel ihtiyaçları karşılanmış, demokratik ana-babalar tarafından yetiştirilen bireyler insana yönelik meslekleri seçerken, temel ihtiyaçları aile tarafından sağlanamamış bireyler insan yerine nesneye yönelik (teknik meslekler) meslekleri seçmektedirler. Kurama getirilen en büyük eleştiri, anne-baba tutumlarının çok fazla değişkenden etkilendiği ve bunların hepsinin kontrol edilmediği yönündedir.


SON DÖNEM KURAMLARI:

Post-modern (yapılandırmacı) kuramlar; yukarıda belirtilen kuramlara kıyasla daha esnek ve dinamik bir yapıdadır. Duane Brown''un Değer Temelli Kariyer Yaklaşımı (1996), Wendy Patton ve Mary McMahon tarafından geliştirilen Sistemler Kuramı Çerçeve Çalışması (2006), Mark Savickas''ın Kariyer Yapılandırma Kuramı (2013), Norman Amundson ve arkadaşlarının Kariyer Tekeri Modeli (2005), Fidan Korkut-Owen ve arkadaşlarının geliştirdiği Kariyer Yelkenlisi Modeli (2010) bu grupta yer alarak, kariyer planlamasında farklı faktörlerin etkileşimini göz önünde bulundur ve daha esnek bir yapı oluştururlar.
CAPS'in Dayandırıldığı Kuram ve Modeller
Kuramların ve modellerin ışığında, kariyer planlamasında farklı kavramlar ortaya çıkmaktadır. Etkin kariyer planlaması için gençlerin bu sürece ne ölçüde hazır olduğunun ele alınması önemlidir. Bu hazır oluş 'Kariyer Olgunluğu ve Uyumluluk' olarak ifade edilir. Özetle; olgunluk ve uyumluluk, uygun, akılcı, gerçekçi kariyer alanlarının belirlenmesi için gerekli bilgi ve becerinin kazanılmasının ön koşuludur (Savickas, 2013). Kariyer olgunluğu yüksek olan gençler gelecekte seçtikleri kariyerde daha başarılı ve mutlu olurlar, bu da yaşam doyumlarını olumlu etkiler (Brown & Lent, 1996; Niles, 1998; Savickas, 1990).

CAPS; kariyer planlamasının yaşamın bütünü gibi bir karar verme ve problem çözme süreci olduğundan hareket etmiştir.

Itamar Gati ve Itay Asher'e (2001)' göre kariyer kararı verme süreci üç aşamadan oluşmaktadır.
  •  1. Aşama: Ön Eleme/İzleme Aşaması: Gençler; seçmeyi düşündüğü kariyer alanlarının arasından sistematik değerlendirme/eleme yaparak alanları daraltır.
  •  2. Aşama: Derin Araştırma Aşaması: Birinci aşamada daraltılan kariyer alanları detaylı araştırılarak gençler kendisine en uygun olanları belirler.
  •  3. Aşama: Seçim Aşaması: Gençler; ilgileri, değerleri, yetenekleri, karar verme dinamikleriyle en uygun olan kariyer alanını belirler.
Bu aşamaların sistemli olarak değerlendirilmemesi; ilgilerin, değerlerin, yeteneklerin netleşmemesi kariyer kararsızlığına yol açabilir (Bacanlı, 2012; Gati & Saka, 2001). Kararsızlık içerisinde olmak; gençlerin yaşadığı ya da yaşayabileceği endişeyi ve kaygıyı arttırır (Kuzgun, 2005). Ayrıca, karar verme süreci içerisinde karar verme stillerinin de ele alınması, gençlerin karar verirken kullandığı stratejilerin belirlenmesi önemlidir. Örneğin; rasyonel karar veren bireylerin sorumluluk alarak, sistematik ve adım adım karar vererek verileri etkin olarak kullandıkları, bağımlı karar veren kişilerin ise karar sürecinde anne-babalarından ya da önemli gördükleri diğer kişilerden yardım istedikleri ya da kararı onların vermesini tercih ettikleri ifade edilmektedir (Scott & Bruce, 1995). 

Karar verme sürecinin bütününde, gençlerin davranışının sonuçlarını kimin ya da neyin etkilediğine dair inançlarının ele alınması da önemlidir. Kontrol ya da denetim odağı (Rotter, 1966) olarak ifade edilen bu inançlar; yaşananların ve olayların sorumluluğunu gençlerin kendi duygu, düşünce ve davranışlarına yüklemesi (içsel kontrol odağı) ya da bu sorumluluğu dış güçlere (şans, kader, aile, arkadaşlar vb.) atfetmesi/aktarması (dışsal kontrol odağı) olarak iki şekilde değerlendirilir. İçsel kontrol odağına sahip gençler, kariyer planlamasına yönelik kontrolün ve sorumluluğun kendilerinde olduğunu düşünürler, kendilerini geleceklerini yönlendirme ve planlama konusunda daha etkili görürler. Bu gençlerin, dışsal kontrol odağına sahip gençlere göre kariyer gelişimine yönelik daha olumlu tutumları vardır (Dağ, 2001; Luzzo, 1993; Rotter, 1966).

Bütün bunlara ek olarak, CAPS'in temelini oluşturan, eğitimlerde ve workshoplarda kapsamlı olarak ele alınan, kişisel gelişim ile ilgili olarak önemli olan modeller de söz konusudur. Duygu yönetimi alanında Prof. Daniel Kohneman tarafından geliştirilen hızlı ve yavaş düşünmeyi kapsayan, Sistem 1 ve Sistem 2 olarak isimlendirilen iki farklı bilişsel sistem söz konusudur. Sistem 1; çok hızlı ve otomatik olarak ifade edilen kararları ve hareketleri kapsamaktadır. Sistem 2 ise aktif düşünmeyi içeren, davranışların sonuçlarının bilinçli olarak değerlendirildiği kararlar ve eylemlerdir. Benzer bir şekilde Carol Dweck tarafından geliştirilen model de; sabit ve esnek (gelişen) zihin yapılarına odaklanmaktadır. Sabit zihin; becerilerin değişemeyeceğine, başarısızlığın kaynağının becerilerin sınırlı olması olduğuna, insanın potansiyelinin önceden belirlenen ve değişmeyen/gelişmeyen bir yapıda olduğuna inanırken, esnek (gelişen) zihin yapısı ise başarısızlığın gelişmek için bir fırsat olduğuna, becerilerin kişinin çabası ve tutumuyla şekillendiğine ve insanın potansiyelinin gelişen yapısına inanmaktadır. Değerler üzerine odaklanan çalışmasında Richard Barrett, psikolojik gelişimin yedi aşamasından söz etmektedir. Barrett'e göre 8-24 yaş arasındaki bireyler 'Ayrışma Dönemi'nde yer alarak yeteneklerini ve becerilerini göstererek toplumdaki yerlerini kabul ettirmek isterler. Bu dönemde önem kazanan değerler saygı ve fark edilme olarak ifade edilmektedir.